Fatih Sultan Mehmed Han (FSM)
Fatih Sultan Mehmed Han (II. Mehmed), sadece bir fatih değil; bir çağı kapatıp yenisini açan, askeri dehasını eşsiz bir entelektüel derinlikle birleştiren dünya tarihinin en karizmatik liderlerinden biridir.
Çağ Açıp Çağ Kapatan Bir Deha: Fatih Sultan Mehmed Han
Türk ve dünya tarihinin akışını değiştiren, "Ebu'l-Feth" (Fetihlerin Babası) unvanıyla anılan Fatih Sultan Mehmed, 30 Mart 1432'de Edirne'de dünyaya gözlerini açtı. Babası II. Murad, annesi ise Hüma Hatun'dur. Henüz küçük bir çocukken omuzlarına yüklenen devlet yükü, onu tarihin gördüğü en vizyoner hükümdarlardan biri haline getirmiştir.
Entelektüel Bir Şahsiyet: Alimlerin ve Sanatın Hamisi
Fatih denilince akla ilk gelen askeri başarıları olsa da, o aynı zamanda bir Rönesans hükümdarıdır. Eğitimiyle ve ilgi alanlarıyla döneminin çok ötesindeydi:
-
Dil Dehası: Arapça ve Farsça’nın yanı sıra; Latince, Yunanca, Sırpça, İtalyanca ve İbranice dillerini akıcı bir şekilde konuştuğu ve bu dillerde eserler okuduğu bilinir.
-
Bilim ve Felsefe: Matematik ve astronomiye büyük ilgi duyardı. Dönemin en büyük bilim insanı Ali Kuşçu’yu İstanbul’a davet ederek bilimi sarayın kalbine yerleştirmiştir.
-
Şair Kimliği: "Avni" mahlasıyla yazdığı şiirlerden oluşan bir divanı vardır. Sanata olan düşkünlüğü, İtalyan ressam Gentile Bellini’ye portresini yaptıracak kadar ileri seviyedeydi.
1453: İmkânsızı Başarmak ve İstanbul’un Fethi
Fatih Sultan Mehmed’in en büyük rüyası, Peygamber Efendimiz’in (sav) hadis-i şerifine mazhar olmaktı: “İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.”
19 yaşında ikinci kez tahta çıktığında ilk hedefi bu kutlu şehirdi. Fetih sürecindeki askeri dehası bugün hala ders olarak okutulmaktadır:
-
Şahi Topları: Kendi çizimlerini yaptığı, devrin en büyük toplarını döktürdü.
-
Gemilerin Karadan Yürütülmesi: Haliç’teki zinciri aşmak için gemileri bir gecede karadan yürüterek Bizans’ı ve dünyayı dehşete düşürdü.
-
Rumeli Hisarı: Kuşatma öncesi Boğaz'ın kontrolünü sağlamak için rekor sürede bu devasa kaleyi inşa ettirdi.
29 Mayıs 1453 sabahı İstanbul fethedildiğinde, Orta Çağ sona ermiş ve Yeni Çağ başlamıştı.
Devlet Adamlığı ve Hukuki Reformlar: Kanunname-i Âl-i Osman
Fatih, sadece toprak kazanan bir asker değil, imparatorluğun kurumsal yapısını inşa eden bir mimardı. "Kanunname-i Âl-i Osman" ile devletin yönetim esaslarını belirlemiş ve merkezi otoriteyi güçlendirmiştir.
-
Hoşgörü Politikası: İstanbul’u fethettikten sonra gayrimüslim halkın inanç ve ibadet özgürlüğünü güvence altına almıştır. Ortodoks Patrikhanesi’ne tanıdığı haklar, Osmanlı’nın "Cihanşümul" (evrensel) bir imparatorluk olmasını sağlamıştır.
-
Kayser-i Rum: Kendisini Roma İmparatorluğu'nun meşru varisi olarak görmüş ve bu unvanı kullanmıştır.
Fatih Sultan Mehmed'in Kronolojik Başarıları
| Yıl | Önemli Olay |
| 1432 | Edirne'de dünyaya gelişi |
| 1451 | İkinci kez ve kesin olarak tahta çıkışı |
| 1453 | İstanbul'un Fethi |
| 1461 | Trabzon Rum İmparatorluğu'nun sonlandırılması |
| 1473 | Otlukbeli Savaşı ve Doğu Anadolu'nun güvenliği |
| 1475 | Kırım'ın Osmanlı topraklarına katılması |
| 1481 | Gebze Hünkar Çayırı'nda vefatı |
Mirası: Fatih Sultan Mehmed Neden Unutulmaz?
Fatih, azmiyle "İmkânsız" kelimesini lügatinden silmiş bir liderdir. O, Doğu ile Batı kültürünü sentezleyen, adaleti mülkün temeli kılan ve Türk milletinin gücünü dünyaya ispatlayan bir semboldür. Bugün Topkapı Sarayı’ndan İstanbul Üniversitesi’ne kadar pek çok kurumun temellerinde onun vizyonu yatmaktadır.
"Aklı öldürürsen ahlak da ölür. Akıl ve ahlak öldüğünde millet bölünür. Kadıyı satın aldığın gün adalet ölür. Adaleti öldürdüğün gün devlet de ölür." - Fatih Sultan Mehmed Han






Yorumlar
Yorum Yaz