Sultan Alparslan
Türk tarihinin en görkemli dönüm noktalarından birinin mimarı, Anadolu’nun kapılarını bir daha kapanmamak üzere açan büyük komutan ve devlet adamı Sultan Muhammed Alparslan. O, sadece Selçuklu Devleti’nin ikinci hükümdarı değil, aynı zamanda İslam dünyasının bekçisi ve Türk-İslam medeniyetinin sonsuzluğa uzanan mührüdür.
Anadolu’nun Ebedi Fatihi: Sultan Alparslan Han
Türklerin dünya tarihindeki en parlak sayfalarından biri, 1063 yılında tahta çıkan efsanevi lider Sultan Alparslan ile yazılmıştır. "Ebu’l-Feth" (Fetihlerin Babası) ve "Sultanü’l-Âdil" (Adaletli Sultan) unvanlarıyla anılan Alparslan Han, azmi, adaleti ve sarsılmaz imanıyla bir imparatorluğun kaderini belirlemiştir.
Aslan Pençeli Bir Hükümdar: İlk Yıllar ve Tahta Çıkış
Horasan Valiliği döneminde askeri dehasını kanıtlayan Alparslan, amcası Tuğrul Bey’in vefatından sonra Selçuklu tahtına geçti. Onun dönemi, iç karışıklıkların hızla bastırıldığı ve devletin merkezi otoritesinin çelik bir yumruk gibi pekiştiği bir yükseliş devri olmuştur.
-
Adaleti: Sultan Alparslan, sadece bir savaşçı değil, halkının refahını gözeten şefkatli bir babaydı.
-
Vezir Nizamülmülk: Döneminin en büyük devlet adamlarından biri olan Nizamülmülk'ü veziri yaparak, devlet yönetiminde liyakat ve bilimi esas almıştır.
1071: Malazgirt Meydan Muharebesi ve Tarihin Akışı
Sultan Alparslan’ı ölümsüz kılan en büyük zaferi, 26 Ağustos 1071’de Bizans İmparatoru Romen Diyojen’e karşı kazandığı Malazgirt Zaferi'dir. Bu savaş, bir milletin varoluş mücadelesinin en yüksek nişanesidir.
Beyaz Elbisesiyle Şehadete Yürüyen Dev
Savaş meydanına çıkmadan önce atının kuyruğunu bağlayan ve beyaz bir elbise (kefenini) giyen Sultan, askerlerine şu tarihi hitabı yapmıştır:
"Burada Allah’tan başka bir sultan yoktur. Emir ve kader O’nun elindedir. Ben bugün Müslümanların başında, İslam uğrunda savaşan bir neferim. Ölecek olursam beyaz elbisem kefenim olsun."
Askeri Deha: Turan Taktiği
Sayıca kendisinden çok daha üstün olan Bizans ordusunu, meşhur Kurt Kapanı (Turan Taktiği) ile bozguna uğratmıştır. Bu zafer, sadece bir askeri başarı değil; Anadolu’nun kapılarının Türklere açıldığı ve bölgenin çehresinin sonsuza dek değiştiği andır.
Sultan Alparslan’ın Eşsiz Şahsiyeti ve Erdemleri
Alparslan Han’ı rakiplerinden ayıran en büyük özellik, zaferden sonra sergilediği asaletidir.
-
Affediciliği: Savaşta esir düşen Bizans İmparatoru Romen Diyojen’e bir köle gibi değil, bir imparator gibi davranmış; onu affederek tarihin en büyük centilmenlik örneğini sergilemiştir.
-
Dini Bağlılığı: İslam’ın sancaktarlığını yapmış, Anadolu’nun fethiyle birlikte bu topraklara barış, hoşgörü ve İslam medeniyetini taşımıştır.
-
İlim ve Sanat: Medreselerin kurulmasını teşvik ederek büyük alimlerin yetişmesine zemin hazırlamıştır.
Sultan Alparslan Dönemi Kronolojisi
| Tarih | Önemli Gelişme |
| 1029 | Horasan’da dünyaya gelişi |
| 1463 | Büyük Selçuklu Devleti tahtına çıkışı |
| 1464 | Ani Kalesi'nin fethi (Hristiyan dünyasında büyük yankı uyandırmıştır) |
| 1071 | Malazgirt Meydan Muharebesi ve Büyük Zafer |
| 1072 | Türkistan seferi sırasında şehit edilmesi |
Ebedi Miras: Anadolu Bizim Vatanımızdır
Sultan Alparslan, Malazgirt ile bize sadece toprak değil, bir vatan ve mefkure bırakmıştır. Onun açtığı yoldan ilerleyen torunları, bugün üzerinde yaşadığımız bu cennet vatanın temellerini atmıştır. Cesareti ve imanı, Türk gençliğine her daim rehber olacak niteliktedir.
Göklerin ve yerin sultanı olan Allah’a olan teslimiyetiyle, Alparslan Han, tarihimizin en parlak yıldızlarından biri olarak sonsuza dek parlayacaktır.






Yorumlar
Yorum Yaz